Ana içeriğe atla

Tanışmadığım Nice Duygular

Yakın zamana kadar piyano sesinden hoşlanmazdım. Lakin, akıllı telefondan sonra edindiğim blue-tooth kulaklıklar işin rengini değiştirdi. Klasik batı müziğini, hassas tınılarını hissedecek kadar özümlemeye başladım. Şimdi, 50'li yaşların sonunda harikalar diyarının ses harmanlarında keyifle dolaşıyorum.

Bestelerin yorumları eşliğinde piyanonun marifetleri:

  • Uyutuyor
  • Uyandırıyor
  • Rahatlatıyor
  • Sakinleştiriyor
  • Motive ediyor
  • Harekete geçiriyor
  • Hüzünlendiriyor
  • Neşelendiriyor
Daha nice duygularla tanıştırıyor.
Resim Free-Photos tarafından Pixabay'a yüklendi

Bu blogdaki popüler yayınlar

Söze Süzülenler 2020

2020'de gönlümden dökülenler... Param parça serptim Kendimi Hep azaldım Ekerken biçerken Kendime noksan Toprağa tam Tarikatım parmak izim Keşke olsa Sizinki sizin Benimki nizamizm Bana Yuh Ey Şüheda Sen vefakâr Sen cefakâr Sen fedakâr Ben aksesuar Sen numune-i imtisal Ben hantal global Sen Hakka vezir Ben dünyada rezil Sen şiir yazmadın Şehit mezarı kazmadın Paylaşımlara bakmadın Sen savaştın Ben paylaştım Sen fiil Ben iskambil SEN YÜCE RUH BANA YUH Sen Açtın Tohum tohum Çöl vahaya Göl yoğurda Çaldı Gittin Yudum yudum Çöl vaha Göl yoğurt Kaldı Mektup Mektup deyince Zihnime sen düşersin Asaletini okurum satırlarında  Ölü toprağı eşersin O mektupları yaktım  Sadece satır araları kalmış Öyle bir baktım Karalanmış, yaralanmış Albümlerden Bende kalan Yangınmış Seni yaratanla buluştum İşaretine kavuştum

Söze Süzülenler 2018

2018 yılında gönlümden dökülen sözleri bu blog yayınında topladım. Bazen duygular ağır basar Bazen kelimeler Kavuşurlarsa ne alâ Yoksa duygular öksüz Kelimeler öksüz Unuttuklarımız Yağmurlar yükleriz gönlümüze  Yaşadıkça  Severiz bağlanırız biz oluruz  Yıldırımlar yükleriz öfkemize Yaşadıkça Kızarız haykırırız biz oluruz Fikirlerimiz vardır beynimizde Kara bağırlarda şehitlerimiz Unuttuklarımız Davet var An gemidir zaman denizinde Biletli yolcuların ayakları basmaz Hepsi geçmişin geleceğin izinde Yolcular uzaktan bakar Sırtlarında yüklü biten ve olmayacaklar An çok yolcusu varmış gibi akar Davet var an'dan Hiçbir yere giden yolculara Yaşamdan Umut Demir alalım Umutsuzluk limanından Asılalım küreklere Açılalım yüreklere Güzellikler ummanından Gemi Gemiyim Bitmez görünen kotamda Dalgalarda Onlar kendi ben kendi rotamda Elde hatıralar Gönüller hatırlar Dokunuşlar benden ve onlardan Otel odaları Bir varsın bir yoksun Devamd

Yağmur

Uzunköprü Muradiye Camisinin bahçesindeki çay ocağında 15 Ekim 1981 tarihinde deftere dökülen duygularım ve düşüncelerim... Bir taraftan çayını yudumluyor, diğer taraftan elinde yanan sigarasını derin derin içine çekiyordu. Ocakta kaynayan çayın buharından kahvehanenin camları buğulanmıştı. Buna rağmen oturduğu masadan dışarısını görebiliyordu. Sağanak halinde yağan yağmur camlara vuruyor, çakan şimşekler yarı karanlık odayı bir müddet aydınlatıyor, gök gürültüsü masaları titretiyor, camları zangırtatıyordu. Yağmurlu havayı çok severdi. Dışarı çıkıp yağmurun altında sırılsıklam olmak onu rahatlatacaktı. Kalkmak ve ıslanmak cesaretini gösteremedi, hareketsiz bir şekilde gözleri dışarıda düşüncelere daldı. Yağmur tanelerinin geldiği gökyüzünü düşündü. Sonra güneşi, atmosferi ve kainatı... İnsanoğlu tepesinde gök çatlamadan kafasını yukarıya kaldırıp oralarda nelerin olup bittiğini merak etmiyordu. Bugünkü gafletinden kurtulmak için de kıyameti ve arkasından cehennemi mi bekliyor?  Yeme