Ana içeriğe atla

Hakkında

Nizamettin Kaya 
Şahıs Yayıncı Yazar 
[Self Published Author] 
Dr. Emekli Öğretmen Yarbay 

Bize yazın...

Eğitim

Doktora

Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Ankara 
Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme
2001-2017

Yüksek Lisans

Uludağ Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Bursa
Psikolojik Danışma ve Rehberlik (PDR)
1997-2001

Lisans

Uludağ Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Bursa
İngiliz Dili Eğitimi
1990-1997

Lisans

Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Ankara
Eğitim Yönetimi ve Planlaması
1979-1983

Önceki Görevler

Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA), Ankara

Öğ.Bnb - Öğ.Yb.
Komutanlık Karargahı, Karargah Subayı
2001-2002

Işıklar Askeri Lisesi, Bursa

Öğ.Ütğm. - Öğ.Yzb. - Öğ.Bnb.
Rehber Öğretmen, ARGE Kısım Amiri, KALGE Kısım Amiri 
1986-2001

Astsubay Hazırlama Okulu, Çankırı

Öğ.Tğm.
Rehber Öğretmen
1983-1986

Bu blogdaki popüler yayınlar

Söze Süzülenler 2020

2020'de gönlümden dökülenler... Param parça serptim Kendimi Hep azaldım Ekerken biçerken Kendime noksan Toprağa tam Tarikatım parmak izim Keşke olsa Sizinki sizin Benimki nizamizm Bana Yuh Ey Şüheda Sen vefakâr Sen cefakâr Sen fedakâr Ben aksesuar Sen numune-i imtisal Ben hantal global Sen Hakka vezir Ben dünyada rezil Sen şiir yazmadın Şehit mezarı kazmadın Paylaşımlara bakmadın Sen savaştın Ben paylaştım Sen fiil Ben iskambil SEN YÜCE RUH BANA YUH Sen Açtın Tohum tohum Çöl vahaya Göl yoğurda Çaldı Gittin Yudum yudum Çöl vaha Göl yoğurt Kaldı Mektup Mektup deyince Zihnime sen düşersin Asaletini okurum satırlarında  Ölü toprağı eşersin O mektupları yaktım  Sadece satır araları kalmış Öyle bir baktım Karalanmış, yaralanmış Albümlerden Bende kalan Yangınmış Seni yaratanla buluştum İşaretine kavuştum

Söze Süzülenler 2018

2018 yılında gönlümden dökülen sözleri bu blog yayınında topladım. Bazen duygular ağır basar Bazen kelimeler Kavuşurlarsa ne alâ Yoksa duygular öksüz Kelimeler öksüz Unuttuklarımız Yağmurlar yükleriz gönlümüze  Yaşadıkça  Severiz bağlanırız biz oluruz  Yıldırımlar yükleriz öfkemize Yaşadıkça Kızarız haykırırız biz oluruz Fikirlerimiz vardır beynimizde Kara bağırlarda şehitlerimiz Unuttuklarımız Davet var An gemidir zaman denizinde Biletli yolcuların ayakları basmaz Hepsi geçmişin geleceğin izinde Yolcular uzaktan bakar Sırtlarında yüklü biten ve olmayacaklar An çok yolcusu varmış gibi akar Davet var an'dan Hiçbir yere giden yolculara Yaşamdan Umut Demir alalım Umutsuzluk limanından Asılalım küreklere Açılalım yüreklere Güzellikler ummanından Gemi Gemiyim Bitmez görünen kotamda Dalgalarda Onlar kendi ben kendi rotamda Elde hatıralar Gönüller hatırlar Dokunuşlar benden ve onlardan Otel odaları Bir varsın bir yoksun Devamd

Postmodern Karamsarlık ve Başkaldırı

Yakın günlerde dikkatimi çeken iki olay var. Çiftlikbank ve Sarkozy. ABD’de okul cinayetlerini de ekleyebiliriz. Çiftlikbank’tan geriye baktığımda İmarbank ve Banker Kastelli zihnime yerleşmiş. Bunlar aysbergin görünen yüzü. Medyada görünmeyen dev kütle ile kuşatılmış, muhasara altına alınmış durumdayız. Çekenler çok ve onlar daha iyi biliyor. İnsanların ikiyüzlülüğüne, sahtekarlığına, menfaatçiliğine, tutarsızlığına, ilkesizliğine, ahlaksızlığına kahroluyoruz. Terörden, yolsuzluklardan, hırsızlıklardan, adam kayırmalardan usandık. Sosyal medya ile deşarj oluyoruz. Ama devran yine aynı dönüyor. Olayları, kişileri tasvir etmek niyetinde değilim. Derdim politika değil. Genel nedenlere bir nebze değineceğim. Aslında nedenler ve sonuçlar özel ve yerel değil, evrensel. Bu sonuçlara yönelik başkaldırıya postmodernizm deniyor. Modernizmin yol açtığı olumsuzluklara evrensel bir karşı duruş. Felsefede, sanatta, edebiyatta yankılanıyor. Fotoğraf:  sabphoto / 123RF Stok Fotoğraf Rönesans, sa