Ana içeriğe atla

Söze Süzülenler 2021

Mükemmel bir arkadaşım var
Birlikte yürürüz
Çay kahve dostuyuz ikimiz
Beraber günah işleriz
Dua ederiz cemaat halinde
O okur ben dinlerim
O söyler ben yazarım
Bir ben bir de kendim

Derince

Seversin
Anneni önce
Sütü, kucağı
Babanı, işten dönünce...
Kardeşlerini, gönlünce
Uçurtmayı, çeliği, çomağı
Yağmuru, toprağı
Rüzgarı, esince

Kenti, mahalleyi, sokağı
Keyfince
İlk aşkını sessizce, bencilce

Atayı, ırkı, ocağı, otağı
Ömrünce
Vatanı, Turanı, Bayrağı
Derince
Seversin

Yaprak Bayrak

Rüzgarın savurduğu
Güneşin kavurduğu
Toprağın soğurduğu
Amaçsız yaprak
Çöp

Yağmurun işlediği
Toprağın beslediği
Atinin beklediği
Tutkulu tohum
Bayrak

Küçüklüğüm

Büyüklüğüm değil
Küçüklüğümdür yaşama katan
Bildiklerim değil
Bilmediklerimdir
Keyfimin ardında yatan

Hayat değil saplanmak 
Olduğun yere 
Emeğe banmak
Bilmem kaç kere

Büyüksem, bilirsem
Çürürüm kapalı göller gibi
Küçüksem, bilmezsem
Akarım seller gibi
Eserim yeller gibi

Büyüklüğüm değil
Küçüklüğümdür yaşama katan
Bildiklerim değil
Bilmediklerimdir
Keyfimin ardında yatan

Gel bu hale

Bir daha
Bir daha
Doldur bir daha
Limitin zirvesine
Yıkılmayacak kadar

Nefesini sayar oldun
Bedenin refahını
duyar oldun
Bir daha bir daha
koyar oldun
Kürenin endamına
ayar oldun
Dosta düşmana
kayar oldun
Geçmişten, gelecekten
cayar oldun
Huzuru evrene
yayar oldun
Velhasıl hakikate
yar oldun

Ey kari gel bu hale
Yoldaşın ister hale ister lale
Er gönlünce kemale

Öğrenmek

Başlamak çok kolay iyiye
Bırakmak çok zor
Başlamak kolay olsa da kötüye
Bırakmak da çok kolay
At kalbini çıtanın üzerinden
Bedenin gelir izinden
Öğrenmek artık çok kolay

Fesat

Güzele gözünü kaparsın
Olmadı çamur atarsın
Elinden geldi
Çelme takarsın
Bir kusura bin katarsın
Kabusla yatar
Fitnelikle kalkarsın
Gerçi öyle olmaya can atarsın
İşte sen bu kadarsın

Serap

Orada uzaklarda
Bir can günahlarda
Yalnızlığın şifası
Gönül pasının cilası
Aslı anılarda
Adı dudaklarda
Serabı buralarda

Kısa Kısa

İlm-i hal
Mana ile hemhal
Sakıtsa mana
Hal muhal

Bir alan eline baktım
Bir veren eline baktım
Gördüm ki
Bir elin
Çolak

Bazıları için değer
Bazıları için değmez
Kime değer kime değmez
Bilsem eğer
Sırtım yere gelmez

İstibdatın kokusu
Demokrasinin dokusu

Yok bilmedim kendimi hiçbir yerde
Yanmadı yüreğim cayır cayır
Hadi bana uğurlar olsun

Licensed by Adobe Stock

Bu blogdaki popüler yayınlar

Geçmişin Muhasebesinde İstikamet

Kişisel geçmişinize hangi yönde ilerliyorsunuz? Yönünüz yanlışsa geçmişin yükünü katlayarak artırırsınız. Yönünüz doğruysa çözümlersiniz, geçmişi aşarak özgürleşirsiniz, hafiflersiniz... İleri yaşlarda yol alan bizler için andan kopup geçmişe kaymak çok kolaydır. Artık sona yaklaştığımız için ve ne yapabileceksek şimdiye kadar yapmış olduğumuzdan kendimizi gelecekten uzak tutarız. Erken yaşlarda olanlar daha çok gelecek odaklıdır. Ama onların da geçmişe baktıkları olur, olmalıdır. Yazımız geçmişe olan yolculuklarla ilgilidir. Maziye daldığımızda olumlu, olumsuz ve nötr anılar vardır. Hayat akışında aldığımız yerinde kararlar, gösterdiğimiz başarılar, sevgi dolu arkadaşlıklar, egonun sıvazlandığı durumlar vb. olumlu anılarımızdan sadece birkaçıdır. Yanlış kararlar, yenilgiler, egonun hırpalandığı küçük düşmeler vb. olumsuz anılarımızdandır. Geçmiş yaşamın muhasebesini yapmak daha sağlıklı bir ruh hali, huzur ve neşe getirecektir, gelişerek değişmenizi sağlayacaktır. Ancak bir şartla: Uy

Çocuk Doğası- Yaşam Enerjisi

Neden çocuklar neşeli ve sevimlidirler? Hangi koşullarda olurlarsa olsunlar nasıl oluyor da yaşam enerjisiyle dopdolu oluyorlar? Çünkü onlar doğallıklarını yaşıyorlar. Toplumun onları doğallıklarından koparan dayatmalarını henüz edinmediler. Adobe Stock tarafından lisanslandı. Toplum kültürünü, inançlarını, değerlerini kopyala/yapıştır yöntemiyle çocuklara dayatır. Ne yazık ki bu gereklidir. Çocuk aktarılmaya çalışılanları deneyimleyerek, hissederek, yaşayarak edinmez; bir nevi ezberler. Süreç içinde doğallığını/gerçeğini/özünü baskılamayı öğrenir. Sahte kişiliklere/maskelere bürünür. İkiyüzlü olur. Bir tarafta gerçeği diğer tarafta sahteyi birlikte yaşar. Parçalanır, bütünlüğünü kaybeder. Çirkinleşir. Eğer doğallığını bilinç altına itecek kadar bastırırsa artık yaşayan bir ölüdür, robottur. (Kişilik-Personality kavramı Latince maske anlamından geliyor.) Davacıyım!.. Okulu, kitabı, mesleği, toplumu, hayatı şikâyet ediyorum sevgiliye… Katlettiler çocukluğumu diye!.. Baskılanan doğallıkl

Erdem ve Hakikat Üzerine Bazı Düşünceler

Bu yazıda antik çağlardan günümüze uzanan bazı manevi/spritüal/dinî felsefe ve öğretilerin yaklaşımlarına göz atıyoruz. Kutuplaşmanın derinleştiği zamanımızda bu yaklaşımların dikkate alınması yangının hafiflemesine katkı sağlayacaktır. Yazımız şu soruların farklı cevapları etrafında dönmektedir: Anlayış göstererek ve kabul ederek birbirimizi nasıl hoş göreceğiz? İyi ve kötü birbiriyle nasıl karışıyor? Egolar ve nefisler hakikat ve erdemi nasıl tahrip ediyor? Dürtüler ve duygular karşısında akıl ve mantık nasıl etkisiz hale geliyor? Dikkat, odaklanma ve farkındalıkla kendimizin ve evrenin hakikatini anlayabilir miyiz? Gurur, kibir, çıkarcılık, öfke, zorbalık, saldırganlık gibi olumsuz duygu ve davranışların ilacı olarak unutulmaz tevazu örnekleri var mıdır? Kendimizi bilebilir ve sevebilir miyiz? Kendimizi sevmenin çevremize yansımaları nelerdir? Hoşgörü Gelin birbirimizin kültür, inanç ve görüş farklılıklarını anlayış ve hoşgörü ile karşıla