Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Erdem ve Hakikat Üzerine Bazı Düşünceler

Bir taraftan huzur, refah, erdem, iyilik, adalet özlemiyle yanıp tutuşurken diğer taraftan tüm bunları perişan ediyoruz. Acaba kişisel ve toplumsal alanlarımızın kalitesini nasıl yükselteceğiz? Gelin, birbirimizin kültür, inanç ve görüş farklılıklarını anlayış ve hoşgörü ile karşılayalım, bunları zenginlik olarak kabul edelim. Tüm bilgelerin, dinlerin ve öğretilerin, özünde bu amacın etrafında döndüğünü görelim. İyi ve kötü birbiriyle nasıl karışıyor? Egolar ve nefisler hakikat ve erdemi nasıl tahrip ediyor? Dürtüler ve duygular karşısında akıl ve mantık nasıl etkisiz hale geliyor? Dikkat, odaklanma ve farkındalıkla kendimizin ve evrenin hakikatini anlayabilir miyiz? Gurur, kibir, çıkarcılık, öfke, zorbalık, saldırganlık gibi olumsuz duygu ve davranışların ilacı olarak unutulmaz tevazu örnekleri var mıdır? Kendimizi bilebilir ve sevebilir miyiz? Bu yazıda, antik çağlardan günümüze uzanan bazı manevi/spritüal/dinî fel
En son yayınlar

Mutluluk Nerede?

Şiddetli yoksulluk, hastalık gibi acı görünen gerçekler içinde yaşayan insanların birçoğunun, sizin gibi sağlıklı ve yeterince varlıklı insanlardan daha huzurlu ve mutlu olduğuna dikkat ettiniz mi? Dairemin penceresinden baktığımda uzaklarda dizi dizi çöp kabinlerinin olduğu bir alana ara sıra gözüm takılır. Orada iki tekerlekli bir arabaya at gibi koşularak yanaşan kadın erkek pek çok insan görürüm. Çöpleri karıştırırlar; mukavva, plastik, şişe gibi çöpleri seçerler, küçük arabalarına atarlar. Geri dönüşüm için çok küçük ücretlerle satacaklardır. Yağmurlu bir gündü; balkonda sigara içiyor, yağmuru seyrediyordum. Kendisi ve arabası yağmurdan yavaş yavaş ıslanan bir çöp toplayıcı, yüklü arabasına önden koşulmuş olarak geldi, yorgun bir şekilde balkonumun hemen aşağısındaki ağacın altına siperlendi. Keyifle oturdu, bir sigara yaktı, yağmur damlalarıyla karışmış terini eliyle sildi. Bir türkü tutturdu: “Kaşların arasına domdom kurşunu değmiş…” Bir türkü daha, bir sigara daha… Ne kadar da

Kardan Adam- Çocukluğumuzun İdolü

Anıların sıcaklığı, hayallerin rengi, kurguların deseni hücrelerimizin en ücra köşelerine kadar tüm varoluşumuzu kuşatır. Dokunuruz onlara; koklarız, tadarız… Heyecanlanırız, ürpeririz, gevşeriz, rahatlarız. Pek çok şey hisseder, pek çok şey düşünürüz. Günlük koşuşturmaya bir süreliğine ara verdiğimizde kesintisiz işleyen zihnimizle kucaklaşırız. Her karede bambaşka oluşlar akar durur... Yüklü bulutlardan dökülen damlalar toplanır, akar hayatın iliklerine. Kuru toprağa akar, besler; çiçeğe, ağaca akar, yeşertir; kurda, kuşa, böceğe akar, yaşatır… Akmasa ne kıymeti olur ki (?) Zihne dökülen damlalar da akmalı bir yerlere! Duygular, düşünceler de nazma akar, nesre akar, tuvale akar, heykele akar, notaya akar; gıda olur ruhlara… Akmasa ne kıymeti olur ki (?) İçedönük, düşüncelerin girdabında seven, sevinen, kederlenen, öfkelenen, coşan biriyim. Sıradan vatandaş seviyesinde zaman zaman kendimi nesre, nazma dökerim. Daha doğrusu; bir de bakarım kendiliğinden akıvermişim. Eylemin kendisi key

Elveda 2021

Gün iyi geçsin geçmesin akşam başını yastığa koyduğunda yorgun zihninde günün acı tatlı hatıraları uçuşur. An olur ayrıntılardan birine takılır, içine dalar, boğulursun. Benzerleri bana da gel der. Bir ona bir buna koşarsın. Sağa sola dönüp durursun. Uzaklarda bir yerde belli belirsiz umut kıvılcımları nefes bekler, köpürmek için… Derin derin içine çekersin onları, huzurun ateşi bedeninin her zerresini ısıtır. Tatlı bir uykuya dalarsın. Yeni güne diri ve dingin uyanırsın. Dünden daha iyisindir. Yarın daha da iyi olmak üzere… Dünyamız kendi etrafında döner; gün olur, gece olur. Güneşin etrafında döner; bahar olur, yaz olur, kış olur. Meltemiyle, fırtınasıyla, soğuğuyla, sıcağıyla yıl olur. Ey nizami! Kendi etrafında dönersin tekâmül olursun, olgunluk olursun, şükür olursun. Dünyanın etrafında dönersin tecrübe olursun, öğrenme olursun, gelişim olursun. Bazen acı olursun, pişmanlık olursun, suçluluk olursun, öfke olursun… kim bilir, belki anlayış olurs

Olumluyum, Olgunum

Başlıktaki olumluyum, olgunum kelimelerini kendi kendinize, öyle olduğunuza canı gönülden inanarak söyleyin; tekrar tekrar, ister yüksek sesle, ister haykırarak, ister içinizden… ister yazın, aynanıza asın. Şimdi kendinizi nasıl hissediyorsunuz? İçsel konuşmalar, kendimizden başlayarak çevreye, nihayetinde tüm evrene sunduğumuz, onayladığımız bildirimler olarak gider. Ne söylüyorsan, ne düşünüyorsan o’sun. Evrensel enerjiye inananlar, olumlu veya olumsuz söylediğimiz ve düşündüğümüz şeylerin, bizimle bir olan evrenle ortak yaratım sürecine girdiğini söylerler. Öyleyse konuşmalarımız, düşüncelerimiz, inançlarımız kendi gerçekliğimizi yaratmaktadır. Herkes olumluluk arzuladığına göre olumsuz konuşma, düşünce ve inançlardan arınmalı, olumluları edinmeliyiz. Bu yazıda, içsel konuşmalarda olumluya yönelmenin faydalarını belirtiyorum. Evrensel enerji kavramı ve birlikte yaratım sürecini açıklıyorum. Okuduktan sonra daha da olumlu olmaya yönelik arzunuz teti

Söze Süzülenler 2021

Mükemmel bir arkadaşım var Birlikte yürürüz Çay kahve dostuyuz ikimiz Beraber günah işleriz Dua ederiz cemaat halinde O okur ben dinlerim O söyler ben yazarım Bir ben bir de kendim Derince Seversin Anneni önce Sütü, kucağı Babanı, işten dönünce... Kardeşlerini, gönlünce Uçurtmayı, çeliği, çomağı Yağmuru, toprağı Rüzgarı, esince Kenti, mahalleyi, sokağı Keyfince İlk aşkını sessizce, bencilce Atayı, ırkı, ocağı, otağı Ömrünce Vatanı, Turanı, Bayrağı Derince Seversin Yaprak Bayrak Rüzgarın savurduğu Güneşin kavurduğu Toprağın soğurduğu Amaçsız yaprak Çöp Yağmurun işlediği Toprağın beslediği Atinin beklediği Tutkulu tohum Bayrak Küçüklüğüm Büyüklüğüm değil Küçüklüğümdür yaşama katan Bildiklerim değil Bilmediklerimdir Keyfimin ardında yatan Hayat değil saplanmak  Olduğun yere  Emeğe banmak Bilmem kaç kere Büyüksem, bilirsem Çürürüm kapalı göller gibi Küçüksem, bilmezsem

Söze Süzülenler 2020

Param parça serptim Kendimi Hep azaldım Ekerken biçerken Kendime noksan Toprağa tam Tarikatım parmak izim Keşke olsa Sizinki sizin Benimki nizamizm Bana Yuh Ey Şüheda Sen vefakâr Sen cefakâr Sen fedakâr Ben aksesuar Sen numune-i imtisal Ben hantal global Sen Hakka vezir Ben dünyada rezil Sen şiir yazmadın Şehit mezarı kazmadın Paylaşımlara bakmadın Sen savaştın Ben paylaştım Sen fiil Ben iskambil SEN YÜCE RUH BANA YUH Sen Açtın Tohum tohum Çöl vahaya Göl yoğurda Çaldı Gittin Yudum yudum Çöl vaha Göl yoğurt Kaldı Mektup Mektup deyince Zihnime sen düşersin Asaletini okurum satırlarında  Ölü toprağı eşersin O mektupları yaktım  Sadece satır araları kalmış Öyle bir baktım Karalanmış, yaralanmış Albümlerden Bende kalan Yangınmış Seni yaratanla buluştum İşaretine kavuştum Doğanın Öfkesi nefes aldın temi