Kayıtlar

Mutluluk etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Söze Süzülenler 2024

Resim
-Yeşil bir yaprak -Kondu kadehime -Bulutların arasından. -Meriç'in suyu -Aktı kaderime -Yanıkların karasından. -Altın sarısı efes -Doldu kalbime -Serabımın sevdasından. -Yâr -Ben yâri -Güle güneşe -Benzetmem... -O benim -Alnıma düşen perçem. -Aynadaki suretim. -Suretimdeki göz. -Gözümdeki bebek. -Nur topu gibi -Bir erkek... -Serap, 1996 Gözümdeki bebek... Islandı yine gözlerim  Köprünün sonsuzluğunda Hissettim ilahiyi Meriç in Serabında... * * * Köprünün gözleri mahzun. Şahidi sonsuzun... Hüzünlü, sulu... Belli ki aşk dolu… Mutluysan! Herkes dost, herkes yoldaş; Her şey kadim, her şey çağdaş. Yok mu o sevdiğin! Can sırdaş… Mutsuzsan! Herkes yaban, herkes düşman; Geçmişe pişman, şimdiye hüsran. Yok mu onlar! Soğuk, uzak; Hep sana tuzak… Firari Gülmeyen yüzüm Çatık kaşım Katil bakışım Pis kapkara ...

Söze Süzülenler 2023

Resim
-Gök kubbenin altında -Değil miyiz hepimiz -Daha ne olsun -Yarım olmuş -Mutluluklar -Gülüşler -Ağlayışlar -Yaşam -Ne çıkar -Meçhul -Bulutlar süzülmüş kubbeye -Anılar dolaşıyor -Hüzün mü mutluluk mu -Ne taşıyor meçhul -Sis çökmüş içeriye -Siluetler kıvranıyor -Hayal mi gerçek mi -Ne yaşıyor meçhul -Buğu sarılmış camlara -Islaklık tütüyor -Çaydan mı kalpten mi -Ne akıyor meçhul -Damlalar kaynamış gözlere -Sıcaklık kanıyor -Acıdan mı aşktan mı -Ne yağıyor meçhul -Yalnız Değilsin -Kanatlanıp esse de -ıssız diyarlarda, -kime ne? -Vuruyorsa bir nefes -rüzgâr, yanık bağrına, -yalnız değilsin. -Sel olup çağlasa da -taş yataklarda, -kime ne? -Çarpıyorsa tek damla -yağmur, kızgın kalbine , -yalnız değilsin. -Şimşek olup çaksa da -kör topraklarda, -kime ne? -Çakıyorsa bir tel -ışık, karanlık ufkuna, -yalnız değilsin. Yağmur Sonrası Özlemle içip Göğün gözü...

Mutluluk nedir, üzüntü nedir?

Resim
Çalışma odasından çıkıp mutfakta su içip odanıza dönerken “Oğlum masaya baktın mı?” sorusudur. Ve dönüp masaya baktığınızda soyulmuş armut dilimlerini yanında çatalı, bıçağı ve peçetesiyle bulmanızdır mutluluk… Rahatsız etmemek için size seslenmemesi, orada salonda dört gözle armağanını görmenizi beklemesi, titreyen elleriyle armutları soyması, tabağı, çatalı, bıçağı hazırlaması…benim için niye uğraştı ki diye düşünmenizdir üzüntü… Mutluluk sevgidir, üzüntü sevgidir. Gece hayatında masaya gelen ikram ışıklı meyve tabakları da neymiş!.. nizamettin kaya

Çocuk Doğası- Yaşam Enerjisi

Resim
Neden çocuklar neşeli ve sevimlidirler? Hangi koşullarda olurlarsa olsunlar nasıl oluyor da yaşam enerjisiyle dopdolu oluyorlar? Çünkü onlar doğallıklarını yaşıyorlar. Toplumun onları doğallıklarından koparan dayatmalarını henüz edinmediler. Adobe Stock tarafından lisanslandı. Toplum, kültürünü, inançlarını, değerlerini kopyala/yapıştır yöntemiyle çocuklara dayatır. Ne yazık ki bu gereklidir. Çocuk aktarılmaya çalışılanları deneyimleyerek, hissederek, yaşayarak edinmez; bir nevi ezberler. Süreç içinde doğallığını/gerçeğini/özünü baskılamayı öğrenir. Sahte kişiliklere/maskelere bürünür. İkiyüzlü olur. Bir tarafta gerçeği diğer tarafta sahteyi birlikte yaşar. Parçalanır, bütünlüğünü kaybeder. Çirkinleşir. Eğer doğallığını bilinç altına itecek kadar bastırırsa artık yaşayan bir ölüdür, robottur. (Kişilik-Personality kavramı Latince maske anlamından geliyor.) Davacıyım!.. Okulu, kitabı, mesleği, toplumu, hayatı şikâyet ediyorum sevgiliye… Katlettiler çocukluğumu diye!.. Baskılanan doğallık...

Mutluluk Nerede?

Resim
Şiddetli yoksulluk, hastalık gibi acı görünen gerçekler içinde yaşayan insanların birçoğunun, sizin gibi sağlıklı ve yeterince varlıklı insanlardan daha huzurlu ve mutlu olduğuna dikkat ettiniz mi? Dairemin penceresinden baktığımda uzaklarda dizi dizi çöp kabinlerinin olduğu bir alana ara sıra gözüm takılır. Orada iki tekerlekli bir arabaya at gibi koşularak yanaşan kadın erkek pek çok insan görürüm. Çöpleri karıştırırlar; mukavva, plastik, şişe gibi çöpleri seçerler, küçük arabalarına atarlar. Geri dönüşüm için çok küçük ücretlerle satacaklardır. Yağmurlu bir gündü; balkonda sigara içiyor, yağmuru seyrediyordum. Kendisi ve arabası yağmurdan yavaş yavaş ıslanan bir çöp toplayıcı, yüklü arabasına önden koşulmuş olarak geldi, yorgun bir şekilde balkonumun hemen aşağısındaki ağacın altına siperlendi. Keyifle oturdu, bir sigara yaktı, yağmur damlalarıyla karışmış terini eliyle sildi. Bir türkü tutturdu: “Kaşların arasından domdom kurşunu değdi…” Bir türkü daha, bir sigara daha… Ne kadar da...

Elveda 2021

Resim
Gün iyi geçsin geçmesin akşam başını yastığa koyduğunda yorgun zihninde günün acı tatlı hatıraları uçuşur. An olur ayrıntılardan birine takılır, içine dalar, boğulursun. Benzerleri bana da gel der. Bir ona bir buna koşarsın. Sağa sola dönüp durursun. Uzaklarda bir yerde belli belirsiz umut kıvılcımları nefes bekler, köpürmek için… Derin derin içine çekersin onları, huzurun ateşi bedeninin her zerresini ısıtır. Tatlı bir uykuya dalarsın. Yeni güne diri ve dingin uyanırsın. Dünden daha iyisindir. Yarın daha da iyi olmak üzere… Dünyamız kendi etrafında döner; gün olur, gece olur. Güneşin etrafında döner; bahar olur, yaz olur, kış olur. Meltemiyle, fırtınasıyla, soğuğuyla, sıcağıyla yıl olur. Ey nizami! Kendi etrafında dönersin tekâmül olursun, olgunluk olursun, şükür olursun. Dünyanın etrafında dönersin tecrübe olursun, öğrenme olursun, gelişim olursun. Bazen acı olursun, pişmanlık olursun, suçluluk olursun, öfke olursun… kim bilir, belki anlayış olurs...